Sinastri, iki kişinin doğum haritasını yan yana koyup birinin gezegenlerinin diğerinin haritasında nereye düştüğüne bakma yöntemidir. Sözcük, Yunanca “birlikte” ve “yıldız” anlamına gelen köklerden türemiştir. Amacı “Bu ilişki yürür mü?” sorusuna not vermek değil, iki insanın birbirinde neyi harekete geçirdiğini adlandırmaktır.
Sinastriye iki haritayı karşılaştırarak değil, her birini ayrı ayrı okuyarak başlanır. Birinin haritasındaki Ay, yakınlık kurmak için zamana ihtiyaç duyduğunu anlatıyorsa, bu ihtiyaç ilişkiden önce de vardı. Partnerinin haritası onu yaratmaz; yalnızca hangi noktaya dokunduğunu gösterir.
Bu adım önemli bir ayrımı da korur. İlişkide yaşadığın her zorluk karşındaki kişinin haritasından gelmez. Kendi haritandaki tekrar eden temaları bildiğinde, sinastride ortaya çıkan başlıkların hangisinin sana, hangisinin ikinize ait olduğunu daha rahat ayırırsın. Örneğin tartışmalarda hızla parlamak, önceki ilişkilerinde de tanıdığın bir tepkiyse, onu yalnız bu ilişkinin haritasına bağlamak yanıltıcı olur.
İkinci adımda bir haritadaki gezegenlerin diğer haritadaki gezegenlerle yaptığı açılara bakılır. Açı, iki nokta arasındaki uzaklıktır; bazı uzaklıklar gelenek içinde özellikle anlamlı sayılır. Örneğin senin Ay'ın ile partnerinin Güneş'i aynı noktaya yakınsa, onun kendini ortaya koyma biçimi senin güven duygunla doğrudan temas eder.
Bu temaslar kabaca iki grupta ele alınır:
Temasın ağırlığını hangi gezegenlerin buluştuğu belirler. Ay, Venüs, Mars, Güneş ve Merkür arasındaki bağlantılar gündelik hayatta daha kolay hissedilir. Satürn temasları sorumluluk ve süreklilik başlıklarını, Jüpiter temasları cömertlik ve büyüme hissini öne çıkarır. İki gezegen bu anlamlı uzaklıklara ne kadar tam oturuyorsa, temas o kadar belirgin kabul edilir.
Temasların bir yönü de vardır. Senin Mars'ının onun Venüs'üne dokunması ile onun Mars'ının senin Venüs'üne dokunması aynı şey değildir. İlkinde harekete geçiren sensin, ikincisinde o. Aynı ilişkiyi birinin “İlk adımı o attı”, diğerinin “Hep ben peşinden koştum” diye anlatması, bazen bu yön farkıyla açıklanır.
Üçüncü katman, bir kişinin gezegenlerini diğerinin evlerine yerleştirmektir. Partnerinin Venüs'ü senin 4. evine düşüyorsa, onun sevgisi sana ev, aile ve güvenli alan temasında görünür olabilir. Onun Merkür'ü senin 10. evindeyse, fikirleri kariyer ve kamusal yön konularında sana dokunabilir.
Bu yerleştirme iki yönlü yapılır ve iki taraf farklı sonuç verebilir. Onun gezegenleri senin ilişki alanına yoğun biçimde düşerken seninkiler onun iş alanına düşebilir. Böyle bir tabloda biri ilişkiyi daha çok duygusal bir bağ olarak, diğeri birlikte bir şey kurma ortaklığı olarak yaşayabilir. İkisi de gerçektir; yalnızca ilişkiye farklı kapılardan girilmiştir.
Bu katman için iki kişinin de doğum saatine ihtiyaç vardır, çünkü evler saate göre hesaplanır. Saatlerden biri bilinmiyorsa ev yerleşimlerini yaklaşık say ve ağırlığı gezegen temaslarına ver.
Bazı astrologlar bir adım daha atar ve iki haritanın orta noktalarından tek bir ilişki haritası üretir; buna kompozit harita denir. Sinastri “Birbirimizi nasıl etkiliyoruz?”, kompozit harita ise “Bu ilişkinin kendine ait karakteri ne?” sorusuna yakındır.
Dergilerde ve uygulamalarda sık görülen “yüzde 87 uyumlusunuz” gibi rakamlar, onlarca temasın bir formülle özetlenmesidir. Formül çoğunlukla akıcı temasları artı, gerilimli temasları eksi hanesine yazar. Bu özet işe yarayabilir: İki harita arasında ne kadar kolay akış, ne kadar sürtünme olduğunu tek bakışta gösterir. Aynı çift için farklı kaynakların farklı yüzdeler vermesi de bu yüzden şaşırtıcı değildir; hangi gezegenlerin sayılacağı ve hangi temasa ne kadar ağırlık verileceği formülden formüle değişir.
Ama bir skor şunları göremez:
Akıcı temaslarla dolu bir çift birbirine rahat ama durgun gelebilir. Gerilimli temasları çok olan bir çift de bu sürtünmeyi birbirini tanımak için kullanabilir. Chora'daki Harita Etkileşim Puanı da bu yüzden yalnız iki haritanın hesaplanan etkileşimlerini özetler; yaşadığınız ilişkinin kalitesini ölçmez.
Pratik bir sıra şöyle olabilir. Önce iki haritada da Ay, Venüs ve Mars'ı not et. Sonra iki harita arasındaki en yakın beş temasa bak. Ardından tekrar eden bir tema var mı diye sor: Aynı konu hem evlerde hem temaslarda çıkıyor mu? Tek bir temas bir izlenimdir; üç farklı yerden gelen aynı başlık ise üzerinde durmaya değer bir örüntüdür.
Son adım her zaman astrolojinin dışına çıkar. Haritada gördüğün başlığı gerçek bir anla karşılaştır. “Onun Satürn'ü Ay'ıma dokunuyor” cümlesini, “Duygularımı açtığımda ciddi ve ölçülü karşılık veriyor; bu bana bazen güven, bazen mesafe hissettiriyor” gibi gözlenebilir bir cümleye çevir. Böyle bir cümleyi partnerinle paylaşmak, bir gezegen adını suçlu ilan etmekten çok daha verimli bir konuşma açar. Sinastri bu konuşmayı başlatmak için iyi bir araçtır. İlişkinin ne kadar sağlıklı olduğunu ise karşılıklı saygı, güven ve gündelik davranış gösterir.